blank

Üye Girişi

Site İçi Arama

Ziyaretçi İstatistikleri

mod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_counter
mod_vvisit_counterBugün310
mod_vvisit_counterDün433
mod_vvisit_counterBu hafta1145
mod_vvisit_counterBu ay7055
mod_vvisit_counterHepsi721479

Kimler Sitede

Şu anda 15 ziyaretçi çevrimiçi

Yesrib'de Bahar/Ahmed Abd Al Waliyy Vincenzo

Müslümanlığın doğuş öyküsünü Yesrib’de Bahar adlı romanla okuyucuya sunan Ahmed Abd Al Waliyy Vincenzo, Peygamberimizin hayatının merkezine vahyi koyarak Kur’an’ın nazil oluşunu, ayetlerin yazışını ve nihayet Mushaf haline getirilişini olaylar örgüsü içerisinde anlatıyor.

Vincenzo, peygamberimizin Mekke’deki davetiyle ilgili haberleri Medine’den hem de heyecanla onu bekleyen küçük bir çocuk olan Zeyd’in gözünden anlatıyor. Allah tarafından peygamberimizin peygamberliğe hazırlandığı gibi Zeyd’de çocukluktan itibaren Vahiy katipliğine hazırlanıyor. Peygamberimizin Medine’ye gelişini okuyucu da Zeyd’le birlikte bekliyor.

 

Ölüm Öldü

Ne kadar korkunçtur bir şeyin sıradanlaşması, aleladeleşmesi, basitleşmesi.Ve ne kadar korkunçtur en ciddi mevzular konuşulurken bile gözlerin başka,yüreklerin başka ve zihinlerin başka yerlerde olması.Ölümün dahi ciddiyetini yitirdiği bir çağda artık neyin ehemmiyeti kalmıştır ki?Oysaki ölüm pagan kültürlerden semavi dinlere kadar hakkında ,zorunlu olarak bir açıklamanın yapıldığı en önemli olgu olarak karşımızda durmaktadır.Dinler,ideolojiler ölümü açıklayabildikleri oranda hayatın anlamını açıklayabilmişlerdir.En anlamlı hayatlar ölümü en iyi tanımlayan hayatlar olagelmişlerdir.En batıl anlayışlar dahi ölüm hakkında gerçekçi ve anlaşılabilir ifadeler bulmak zorunda hissetmişlerdir kendilerini.

 

Kavramların Savaşı/Editörden

Savaşlarda en önce hakikat kaybolur. Hakikatin kaybolduğu yerde ise batıl kendine mevzi kazanır.Bu süreç tezvirat,yaygara,ayartıcı ve yanıltıcı enformasyon ile desteklenerek sürekli hale getirilmek istenir.Böyle zamanlarda yapılmak istenenin icra edilebilmesi için önce yanıltıcı/ayartıcı enformasyon ile geniş kitleler zihinsel olarak belli bir anlayış çerçevesinde kodlanır yani kitlesel bir narkozlama faaliyetleri yürütülür.Modern dünya bu faaliyetleri psikolojik harp diye tesmiye ediyor.

 

Kur'an'da Dini ve Ahlaki Kavramlar/Toshihiko İZUTSU

Dil kusurlu olursa sözcükler düşünceyi iyi anlatamaz.Düşünce iyi anlatılamazsa yapılması gereken şeyler yapılamaz.Ödevler gereği gibi yapılamazsa töre ve kültür bozulur.Töre ve kültür bozulursa adalet yanlış yola sapar.Adalet yoldan çıkarsa şaşkınlık içine düşen halk ne yapacağını işin nereye varacağını bilemez.İşte bunun içindir ki hiçbir şey dil kadar önemli değildir.(Konfüçyüs)

 

Yeni Dünya Düzeninin Sefaleti/Rasim ÖZDENÖREN

Rasim Özdenören, bu kitabında ilk olarak Türkiye'nin genel gidişatı çerçevesinde bilgilendirme yaparken, bir yandan da var olan sorunları oldukça açık ve çarpıcı bir üslup ile dile getirmektedir .Yazar , yeni bir dünya ile gelen yeni sorunları ele alırken , akabinde;birçok kavramın Müslümanların zihnindeki algısı üzerinde durmaktadır. Ülkemizin tartışma gündemini çeşitli dayatmalarla işgal eden bu kavramlar karşısında İslami düşünüş ve yaşayış diye bir meselesi olanların takınması gereken fikri ve ahlaki tavrı ortaya koyan yazar , kitap boyunca yükselen bu değerlerin toplumdaki vahim durumdan yakınıyor .

 

Kitap Okuru Kitap Tüketicisi

Türkiye’de kitap okuma alışkanlığı olmadığından şikayet etmeyi alışkanlık haline getirenlerin sayısının, kitap okuma alışkanlığına sahip olanlardan çok daha fazla olmasını olsa olsa televizyonda ‘belgesel’ seyrettiğini beyan edenlerin seyredenlerden çok olmasına paralel bir cevapla açıklayabiliriz. Peki, her şeyi bir tarafa bırakıp kitap okumayı sorgusuz, sualsiz bir değer olarak kabul edebilir miyiz? Ne okuduğumuzun, nasıl okuduğumuzun hiç mi anlamı ve değeri yok? Bugün çok satan kitaplar listesinde yer alan hangi kitap okumazsak hayatımızda eksikliği hissedilebilecek türden bir metin ihtiva etmektedir? Yoksa olan biten, tıpkı “markalı giysi” tüketimi gibi moda olmuş ve demode olmaya da mahkûm ürünlerin tüketilmesini “kitap okuma” kategorisine dahil edip, perspektifi tüketim toplumu merkezli bir erozyona uğratmaktan mı ibarettir?

 

Hoca/Gürkan ZENGİN

Ahmet Davutoğlu, Iraklı Sünni gurupları seçimlere ikna etmeye çalışıyordu. Onu dinleyen Iraklılar arasında en köklü Sünni Arap aşiretlerden Übeydiye’nin yaşlı lideri Davutoğlu’nun konuşmalarını göz yaşları içinde dinledikten sonra ayağa kalkarak yanındakilere şöyle dedi; Bu adamı dinleyeceksiniz, Bu adam bir Bağdatlı gibi konuşuyor….

 

ALİM

Ey yeşil sarıklı  ulu hocalar!

…………….

Kardeşim İbrahim bana mermer putları nasıl devireceğimi öğretmişti.

Sezai KARAKOÇ

Alim kimdir? Vasıfları nelerdir?21.yüzyılda bir alim nasıl olmalıdır? Bu soruların cevabını doğru verebilirsek şu an içinde bulunduğumuz durumun aşılması noktasında çok ciddi bir mesafe kat etmiş olacağız. Çünkü bugün yaşadığımız sıkıntıların başında alimsizlik/ulemasızlık sıkıntısı gelmektedir.