blank

Üye Girişi

Site İçi Arama

Ziyaretçi İstatistikleri

mod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_counter
mod_vvisit_counterBugün76
mod_vvisit_counterDün794
mod_vvisit_counterBu hafta870
mod_vvisit_counterBu ay7475
mod_vvisit_counterHepsi782185

Kimler Sitede

Şu anda 17 ziyaretçi çevrimiçi

Cahit ZARİFOĞLU'ndan/Türkistanlı Nasıl Düştü?

Necip el-Kiylanî’nin Türkistan Geceleri isimli romanından:

-“Rus ve Çin araştırmacılar, ‘İslâm’ı Türkistan halkının kafasından söküp hayatından uzaklaştıramazsak başarılı olamayacağımız gün gibi açıktır. İşgal ile ihtilal ile her şeyin bitmeyeceği mükerrer tecrübelerle sabittir. Düşüncelerimizi onların arasında dinden tokat yemiş ilerici görüşlü kişilerin kafasında yerleştirmeliyiz. Aksi takdirde onlar bozguna uğramış olsalar bile, tevhid inancı ile bizleri kovacaklardır’ demektedir.”

 

Bu Böyledir/Mustafa KUTLU

Batılılaşama serüvenimiz içinde bazı sanatçılarımız hep Batı’yı referans almış ve bunda o kadar ileri gitmişler ki bu toplumun köklerine inmeyi akıllarına bile getirememişler. Akıllarına getirdiklerinde ise olumsuz çağrışımlar üzerinde durmuşlardır.

Allah’ın, es Sâni’, el Bedi’ gibi sıfatlara sahip olduğunu ve evrenin, Allah’ın sanatının bir tecellisi olduğunu gören bazı sanatçılarımız ise, hiçbir şeyin olamayacağı gibi sanatın da Allah’tan bağımsız olamayacağını kabul ederler.

 

Bu Ülke/Cemil MERİÇ

"Kimim ben? Hayatını , Türk irfanına adayan , münzevi ve mütecessis bir fikir işçisi."
                                                                                                                           Cemil Meriç
Bu özgün fikir adamının sürekli etrafında , içinde dolandığı Doğu-Batı sorunu yanında , özelikle sol-sağ kutuplaşmasına ve kalıplaşmasına ilişkin önemli tespitlerini ve aforizmalarını içeriyor Bu Ülke . 
 

Yeni Dünya Düzeninin Sefaleti/Rasim ÖZDENÖREN

Rasim Özdenören, bu kitabında ilk olarak Türkiye'nin genel gidişatı çerçevesinde bilgilendirme yaparken, bir yandan da var olan sorunları oldukça açık ve çarpıcı bir üslup ile dile getirmektedir .Yazar , yeni bir dünya ile gelen yeni sorunları ele alırken , akabinde;birçok kavramın Müslümanların zihnindeki algısı üzerinde durmaktadır. Ülkemizin tartışma gündemini çeşitli dayatmalarla işgal eden bu kavramlar karşısında İslami düşünüş ve yaşayış diye bir meselesi olanların takınması gereken fikri ve ahlaki tavrı ortaya koyan yazar , kitap boyunca yükselen bu değerlerin toplumdaki vahim durumdan yakınıyor .

 

Cahit ZARİFOĞLU'ndan/Siyer Okumanın Önemi

Uluslararası bir yarışmaya katılacak bir jimnastik ekibi için aylar öncesinden başlatılan çalışmalara çağrılan 100 jimnastikçi, aynı imkânlara, aynı sağlığa, aynı çalışma ve kazanma hırsına sahip görünüyorlardı. Ancak kamp sonrasında, ekibe bunlardan 10 tanesi seçildi. İstenen hareketleri bu 10 kişi yapabiliyor, diğerleri istenen başarı düzeyini gösteremiyorlardı.
Fizik şartları bakımından aynı seviyede görünen bu yarışmacılar arasındaki temel farklılık neydi? Yetenek dediğimiz şey nasıl bir şey?

 

Dua/Ali ŞERİATİ

"Deki; Eğer duanız olmasa Rabbimin katında ne ehemmiyetiniz var." (Furkan suresi 77.Ayet)

Ayeti kerimesinin üzerimizde bırakması gereken derin tesir; dünyanın meşgaleleriyle uğraşan, ezeli düşman şeytanın hilelerine yenilen biz Âdemoğullarında ne yazık ki tam yerini bulamamıştır. Pazarlıklı imanı tercih eden, dara düşen gönüller için bir tür uyuşturucu olarak hafızalarımızda can bulmuş dua…

 

Yesrib'de Bahar/Ahmed Abd Al Waliyy Vincenzo

Müslümanlığın doğuş öyküsünü Yesrib’de Bahar adlı romanla okuyucuya sunan Ahmed Abd Al Waliyy Vincenzo, Peygamberimizin hayatının merkezine vahyi koyarak Kur’an’ın nazil oluşunu, ayetlerin yazışını ve nihayet Mushaf haline getirilişini olaylar örgüsü içerisinde anlatıyor.

Vincenzo, peygamberimizin Mekke’deki davetiyle ilgili haberleri Medine’den hem de heyecanla onu bekleyen küçük bir çocuk olan Zeyd’in gözünden anlatıyor. Allah tarafından peygamberimizin peygamberliğe hazırlandığı gibi Zeyd’de çocukluktan itibaren Vahiy katipliğine hazırlanıyor. Peygamberimizin Medine’ye gelişini okuyucu da Zeyd’le birlikte bekliyor.

 

Ölüm Öldü

Ne kadar korkunçtur bir şeyin sıradanlaşması, aleladeleşmesi, basitleşmesi.Ve ne kadar korkunçtur en ciddi mevzular konuşulurken bile gözlerin başka,yüreklerin başka ve zihinlerin başka yerlerde olması.Ölümün dahi ciddiyetini yitirdiği bir çağda artık neyin ehemmiyeti kalmıştır ki?Oysaki ölüm pagan kültürlerden semavi dinlere kadar hakkında ,zorunlu olarak bir açıklamanın yapıldığı en önemli olgu olarak karşımızda durmaktadır.Dinler,ideolojiler ölümü açıklayabildikleri oranda hayatın anlamını açıklayabilmişlerdir.En anlamlı hayatlar ölümü en iyi tanımlayan hayatlar olagelmişlerdir.En batıl anlayışlar dahi ölüm hakkında gerçekçi ve anlaşılabilir ifadeler bulmak zorunda hissetmişlerdir kendilerini.