Üye Girişi

Site İçi Arama

Ziyaretçi İstatistikleri

mod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_counter
mod_vvisit_counterBugün436
mod_vvisit_counterDün415
mod_vvisit_counterBu hafta851
mod_vvisit_counterBu ay13721
mod_vvisit_counterHepsi624177

Kimler Sitede

Şu anda 55 ziyaretçi çevrimiçi

Esaslı Eylem/Editörden

Beşerlik ve insanlık arasındaki en temel fark birinin/beşerliğin/ organik,bedensel,metabolik bir durumu ifade ediyor olmasına karşın diğerinin/insanın/sürekli bir oluş ve takamül sürecini ifade ediyor oluşudur.İnsanın beşer olarak doğması ve fakat sürekli bir oluş sürecine girerek, oluş istikametini seçecek yeti ve ihtiyarla donatılmış olması;yani ünsiyet kuran,yakınlaşan ve fıtratına ilham edilen takva yönünü takamül ettiren bir varlık olması onun eşref-i mahlukat olmasının da bir gereğidir/sonucudur.

 

Zamanın Sınavından Geçmek/Atasoy MÜFTÜOĞLU

Sunuş ve sekiz etkileyici bölümden oluşan bu kitapta Atasoy Müftüoğlu Asr suresindeki “Akıp giden zamana andolsun ki insan ziyandadır.”  ayetiyle her insana kitabın başında  yer alan,yazar hakkında bölümündeki, “uyarıcı” kimliğini ortaya çıkarmak istemiştir.

 

Kutsal Sekülarizm/Mustafa TEKİN

 Kitabın tahliline geçmeden önce yazarımızın Halil Cibran’ın Ermiş adlı kitabından yaptığı alıntı ile başlamak istiyorum.

Zamanın bilgesi el-Mustafa ile Orphalese halkı arasında geçen diyalogda insanlar teker teker soru sorarlar;

El-Mitra :’Bize sevgiden söz et der’ ve el- Mustafa cevap verir.

Yine el-Mitra sorar :’Evlilik için ne dersin?’der ve el-Mustafa cevap verir.

Sonra yavrusunu göğsüne bastırmış bir kadın söze karışır: ‘Bize çocuklardan söz et’ der.El-Mustafa çocuklardan söz eder.

Sonra bir zengin söz alır ve ‘Bize vermekten söz et’ der.

 

EDEP VE AMEL

Annemize, babamıza, kardeşimize, dostumuza davranışlarımız, oturuşumuz, kalkışımız, temizlik anlayışımız, örf ve adetlerimiz gibi günlük hayatımızda ki birçok şey kültürümüzün edep ve amelimize yansımasıdır. Rabbimizin rızası doğrultusunda yaşamamız için ‘edep ve amel’ kavramlarını tam anlamıyla bilmemiz ve yaşamamız gerekir.

 

Türkiye'nin Maarif Davası/Nurettin TOPÇU

NURETTİN TOPÇU KİMDİR?

1909 yılında Erzurumlu bir ailenin çocuğu olarak İstanbul'da doğdu. İstanbul Lisesi'nden mezun olan Topçu, aynı yıl Avrupa'da tahsil için açılan imtihanı kazanarak Fransa’ya gitti. Fransa'daki tahsiline Bordo Lisesi’nde başladı ve buradan psikoloji sertifikası aldı. 1930'da Strazburg'a geçerek burada üniversite tahsiline başladı; Ruhiyat ve Bediyyat, Genel Felsefe ve Mantık, Muasır Sanat Tarihi, İçtimaiyat ve Ahlak, ilk zaman Sanat ve Arkeoloji dersleri aldı. Daha sonra Fransa’da Sorbanne Üniversitesinde “Conformisme et Revolte” başlıklı doktora tezini hazırlayarak doktorasını tamamladı (1934). Bu tez yıllar sonra “İsyan Ahlakı” ismi ile Türkçe olarak yayınlandı.

 

Arap Baharı/Turan KIŞLAKÇI

Turan Kışlakçının kaleme aldığı kitap 245 sayfa ve 6 bölümden oluşmuş ve Mana Yayınları tarafından yayına hazırlanmış.

Kitap isminden de anlaşılacağı gibi monarşik  ve baskıcı yönetimlerle idare edilen Arapların son 2 yıldır mevcut düzenlere karşı baş kaldırışlarını konu alıyor.

Bu halk  hareketlerinin etrafındaki kuşkuların dağılması açısından yazar şu ifadelere yer veriyor:

 

EVİMİZ CENNETİMİZDİR

İnsan evinde doğar, büyür ve ölür. Bu süreç insan için çok önemlidir. Ve kişi için büyük bir imtihan dönemidir. Efendimizin de buyurduğu gibi;“Kimin damı çökmeyen bir evi varsa, bedeninde sakatlık yoksa ve bir günlük yiyeceği varsa o kişi en mutlu insandır.”demiştir. Ne yazık ki günümüzde bu nimetin değeri pek fazla anlaşılmıyor. Halbuki ev demek aile demektir.

 

İslam Düşüncesinde Sünnet/Hayri KIRBAŞOĞLU

Yazar kitabın sunuş bölümünde Kepel’in dinin yükselişi olgusuna değinerek başlıyor. Kepel’e göre islam, Hırıstiyanlık ve Yahudilik yükseliştedir. İnsanlar artık laik değerler yerine kutsal değerlere sarılmaya başladılar.

Yazar bu girişten sonra Hırıstiyanlığın sömürgeci Batı’nın bir karakolu ve öncü kuvveti rolünü üstlendiği, yahudilik temeli üzerine kurulu israil’in bölgede oluşturduğu zulüm, haksızlık, terör ve dahası Siyonizmin hedefe ulaşmak için hiçbir sınır ve kural tanımadığını belirtiyor. Dolayısıyla bu iki dinin insanlığa verecek bir şeyleri yok. İnsanlığın kurtuluş ümidi olarak geriye İslam kalmaktadır.