Site İçi Arama

Ziyaretçi İstatistikleri

mod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_counter
mod_vvisit_counterBugün325
mod_vvisit_counterDün665
mod_vvisit_counterBu hafta2959
mod_vvisit_counterBu ay14373
mod_vvisit_counterHepsi586256

Mursi'nin Yanındayız

Mısır’da, 30 Haziran Pazar günü Muhammed Mursi’nin cumhurbaşkanlığının yıldönümü münasebetiyle başlayan temerrüd/isyan hareketi darbeyle neticelenmiş durumda.Kendilerini muhalifler olarak adlandıran ve ağırlıklı olarak sosyal medya üzerinden örgütlenen Seküler,Baasçı ve Kıpti unsurlardan müteşekkil kitlelerin Tahrir Meydanı’nda yapılan darbeyi sevinçle karşıladığı, tarihin ilginç anlarına şahitlik etmekteyiz.Yaşanan olaylarda şimdiye kadar 30’dan fazla kişi hayatını kaybetmiş ve onlarcası da yaralanmıştır.Muhalif unsurların yakıp yıkmaya ve devlet mekanizmasının işleyişini durdurmaya yönelik eylemleri ve ayrıca seçilmiş cumhurbaşkanı Muhammed Mursi’nin gitmesi durumunda ne olacağı yönünde herhangi bir fikirlerinin olmayışı, meselenin ülkede inisiyatif alan Müslümanlara karşı hazımsızlık olduğu intibaı vermektedir.

Mısır, 2011 yılında Tunus’la başlayan sosyal patlamaların ikinci durağı olmuştur.Tahrir meydanında günler süren direnişten sonra 11 şubat 2011 de Hüsnü Mübarek istifa etmek zorunda kalmış ve ülke kısa süreli askeri konsey yönetiminden sonra, Mısır’daki tüm unsurların ağırlıkları oranında temsil edileceği ,seçimler yapılmak suretiyle yeni yol haritasını belirlemiştir. Bu çerçevede ülkedeki en güçlü İslami hareket olan Müslüman Kardeşlerin de dahil olduğu bir siyasal mücadele süreci yaşanmış ve yapılan seçimler neticesinde halen cumhurbaşkanlığı görevinde bulunan Muhammed Mursi %51.73 oy alarak Mısır’ın yeni dönemdeki cumhurbaşkanı olmuştur. 

Üç gündür devam eden olaylarda Mısır silahlı kuvvetlerinin taraf olması ve seçilmiş meşru cumhurbaşkanı Muhammed Mursi’nin gitmesi yönünde kanaat belirterek ,aksi taktirde duruma müdahil olacağını ifade etmesi ise manidardır.Bu durum bize 28 şubatta Türkiye’de  yaşananları anımsatmaktadır.Küresel istikbarın temsilcisi pozisyonunda olan ABD’nin muhalif kitleler lehinde yaptığı açıklamalar ise tam bir ikiyüzlülük örneğidir.2.Dünya savaşı sonrası İran’da darbe ile devlet başkanı değiştiren;Latin Amerika’ da istemediği devlet başkanlarını suikastlerle katleden;Irak ve Afganistan’ı kan gölüne çeviren ve Körfez Krallıklarını besleyen ABD’nin, demokratlık adı altında, Mısır muhalefetine destek olması tam bir riyakarlık örneğidir. 

Mısır ümmet coğrafyasının en önemli merkezlerinden biridir. Bugün İslam Dünyası’nın  neredeyse tamamında etkili olan Müslüman Kardeşler Hareketi Mısır menşeilidir.Bu hareket İslam dünyasına çok önemli alim ve entelektüeller armağan etmiş ve halihazırda Mısır’ın en güçlü ve örgütlü hareketidir. 

Yaklaşık otuz yıl süren Hüsnü Mübarek yönetimi Mısır’ın batı yörüngesinde kalmasını sağlamış ve İsrail’in güvenliği için bir teminat unsuru olmuştur.Enver Sedat döneminde imzalanan Camp David anlaşması İsrail’in güvenliği için Mısırla yapılan en önemli anlaşmadır.Bu anlaşma nedeniyle Mısır, yıllarca ABD tarafından finanse edilerek Mübarek diktasının devamlılığı sağlanmıştır.Müslüman Kardeşlerin Camp David anlaşması ile ilgili rezervleri ve Mübarek döneminin aksine Filistin İslami hareketleriyle doğrudan temasa geçmesi ABD ve İsrail’i endişelendirmektedir. 

Mısır halkının iradesiyle gerçekleşen bu seçimler sonrasında,benzerlerine Türkiye’de de rastladığımız sistem içi mukavemet unsurları devreye girerek, devlet mekanizmasını işlemez hale getirmek suretiyle, Müslüman Kardeşlerin başarısızlığını sağlama çabası içerisine girmişlerdir.Özellikle ara dönemde ülkeyi idare eden askeri konsey kullanılarak cumhurbaşkanlığı makamı sembolikleştirilmeye ve sistem içi mukavemet canlı tutulmaya çalışılmıştır.Bölgedeki en önemli müttefikini kaybeden küresel istikbarın OTPOR/CANVAS tarzı sanal direniş organizasyonlarıyla süreci desteklemesi de Mısır muhalefetini heyecanlandırmıştır. 

Son günlerde Muhammed Mursi’nin istifa etmesi üzerine kurulu direniş senaryolarının,başını ABD ve İsrail’in çektiği küresel güçlerin ve bu küresel güçlerle iş tutan sistem içi mukavemet unsurlarının İslamcı damarı zaafa uğratmaya yönelik eylemleri olduğunu düşünüyoruz. Tecelli eden halk iradesini yok sayan bu çabaların,Mısır halkının basireti ve feraseti ile çözülebileceği kanaatindeyiz.Yaklaşık 85 yıllık tarihi tecrübeye sahip olan Müslüman Kardeşler Hareketi’nin bu süreci aşacağına inanıyoruz. 

Bu çerçevede, İnsan ve Medeniyet Hareketi Gebze olarak Muhammed Mursi özelinde bütün Mısırlı müslüman kardeşlerimizin yanında olduğumuzu; meşru olarak tecelli eden halkın iradesine karşı olan her türlü vesayet sistemini reddettiğimizi;ümmet coğrafyasının farklı beldelerinde yerel ve küresel istikbara karşı direnen tüm müslümanları selamladığımızı ifade etmek isteriz.

 

Kamuoyuna saygıyla duyurulur.

 

İMH-GEBZE


AddThis