Site İçi Arama

Ziyaretçi İstatistikleri

mod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_counter
mod_vvisit_counterBugün561
mod_vvisit_counterDün487
mod_vvisit_counterBu hafta561
mod_vvisit_counterBu ay12223
mod_vvisit_counterHepsi551372

İslami Uyanışın Problemleri

Kitap bütün boyutlarıyla aşırılığı birinci bölümde incelemeye başlıyor. Ortadan uzak,kenarda uçta durmak olarak aşırılığın tanımını yapıyor. İslam’ın her şeyde orta yol olduğunu Bakara 143 ayeti ile delillendiriyor. İslam toplumunda bir adalet ve denge unsuru olduğunu fakat aşırılığında beraber getirdiği sınır tanımazlık ileri gitme şiddet göstermeyle toplumsal dengelerin alt üst olduğuna değiniyor.Maide 77 ve sizden öncekiler yalnızca dinde aşırılık yüzünden mahvoldular.’ Hadisini aktarıp bahtiyar kişinin başkalarından ders alan kişi olduğunun altını çiziyor.İslam’ın getirdiği zorunlu ibadetlerin ferdin ruhunu acıtıp yücelere çıkardığını namaz zekat ve haccın ferdi ibadetler olduğu kadar toplumsal bir ibadet olduğunu vurguluyor. Ayrıca yapılan ibadetlerin insanın yeryüzünü onarma mamur hale getirme görevini aksatmadan yapması gerektiği ve yeryüzündeki bütün faaliyetlerin Allah’a bağlı kalındığı sürece ibadet ve cihad olduğuna değiniyor.

Aşırılığı kötü sonuçlarını maddeler halinde sıralıyor.

1- Bir kere bu tavır ürkütücüdür. Dinler özel gruplara has değil herkese göredir.  Herkes her şeye sabır edemez diyor. Özellikle namaz kılarken uzatan Muaz’a ki Peygamber Efendimizin en değerli arkadaşlarından birisidir. “Sen fitnecimisin Ey Muaz” deyip üç kere tekrarladığını, Ebu Musa ve Muaz’ı Yemen’e gönderirken “Kolaylaştırınız, zorlaştırmayınız, Müjdeleyiniz ürkütmeyiniz, birbirinize bağlı olunuz ve ihtilafa düşmeyiniz “ öğüdünü verdiğini aktarıyor.

2- Bu tutum kısa ömürlüdür. İnsan sürgit katlanamaz katılığa ve zorluğa ve artık amelin ibadetin azına dahi cesaret edemez toptan bırakır. Yani ifrat ve tefrit arasında gider ve gelir.

“Gücümüzün yeteceği amelleri yapın çünkü siz bıkmadıkça Allah bıkmaz. Ve şüphesiz Allah’ın en sevdiği amel az da olsa devamlı olandır” Buhari

“Her amelin bir çağıldayışı her çağıldayışı da izleyen bir durgunluk vardır. Durgunluğu sünnetime doğru olan hidayete ermiştir. Durgunluğu bundan başkasın olan sapmıştır.

3- Bu hareket tarzı başka hakların çiğnenmesi ve yerine getirilmesi gereken ödevlerin çiğnenmesine yol açabilir.

Selman Farisi kardeşi Ebu Derda’nın her gün oruç tuttuğunu, gece namazı kıldığını duyar yanına gidip onunla beraber ibadetlerini azaltmasını ister.

Dindeki aşırılığın insanın yaşadığı çevreye göre ya da sarıldığı azimete göre davrananların yüzünden kaynaklanabileceğini fakat bu yapılanların bizim dini kaynaklarımızda kökünün olduğunu böyle düşünenleri delillerle ikna etmeye çalışmanız gerektiğini vurguluyor.

Aşırılığın belirtilerini maddeleştirerek sunuyor.

1-  Görüş saplantısı ve hoşgörüsüzlük; Görüşlerin donuk ve katı olduğunu, kendilerini tek doğru olduğunu muhalefet edenler ise cahildir. Kendilerini bir peygamber gibi masum, konuştukları ise neredeyse vahiy gibidir. Âlimler onların görüşlerine aykırı hiçbir konuda muhalefet edemezler.İnsanlarla aralarındaki mesafe doğu ile batı arasındaki mesafe gibi açılır. Birine yaklaşmak isterken öncekinden uzaklaşmak gerekir ve fikirlerini zorbalıkla kabul etmeye çalıştıklarını zorbalığın sadece taşla sopayla değil bidatçilik, dini hafife alma küfür ve hakaretle sulayan düşünce terörü estirildiği vurguluyor.2-      Allah’ın yüklemediği sorumluluğu yüklemek Bakara 185, Araf 5

Bedevinin Peygamberimize sorduğu soru karşısında aldığı cevaplar sonucu fazlasını yapmam deyişini ve Peygamberimiz eğer sözünde durursa kurtuldu sözünü hatırlatıyor

Haram mı helal mi tartışmaları sürüp gelen bir konuda bir Müslüman’ı itham kalesine atmasının anlamsızlığına/anlayışsızlığına değiniyor.

3-      Yersiz Sertlikler

İslam’da tedricilik vardır ki Peygamber Efendimiz Muaz’ı Yemen’e gönderirken önce şahadet etmez, İkinci rükun olarak namazı, üçüncü rükun zekata çağır diyor. Bir toplantıda elbise (giyim tarzı ile ilgili tartışmaya olduğu şahitliği anlatıp, derdimiz telakkide, ibadete çağırmak, ahret yurdunu yüksek dini değerleri hatırlatmak olmalı, edep ölçülerine insanları çağırmak gerektiğini ve bu fonksiyonları camilerin de aktifleşerek yerine getirmeyi gerektiğini savunuyor.

4-      Katılık Kabalık Sert Çıkış

Katılığa cephede ve hak edenlere cevaz verildiğini vurguluyor. Firavuna konuşan kendini saklayan müslümanın konuştuğu gibi önce kendileri ile ortak noktayı gösterip eleştiri getirme ki bu bize (Mümin 29) Ayette açıklanıyor (Ayet 29-44 )

Ya da firavunda giderken (Taha 43-44 ) 

5-      İnsanlar hakkında kötü zan

İtham ile başlar bazen özelinde özeliyle uğraşır. Zan (Hucurat 12) ve şu hadisi paylaşıyor.

Helak eden üç şey ; emrine gidilen cimrilik arkasından, gidilen nefis ve kendini beğenmişlik.

Kibir ve umutsuzluk insanları helak eder ki bunlar insanı kötü sana sürüklediğini söyler.

6-      Tekfir

Üsame kelimeyi şehadeti söyleyen birini öldürdü. Peygamber Efendimiz tepki gösterince korkudan söylediği için öldürdüğünü söyler. Peygamber Efendimiz kalbini mi yardın? Diyor Üsame çok ama çok üzülüyor.

Dinin hakikatine nüfuz edememek basiretsizlik su üstünde yüzen köpükler gibi kopuk ilgisiz bilgiler aşırılığa yol açtığını vurguluyor. Yarım bilgilenenlerin dinin cüziyatından birini alıp külliyatını yıkabileceğini değinip , cehaletin erbablarının alametlerini şöyle sıralıyor.

1-      Nassı zahiri anlamla anlamak

Burada üç örnek veriliyor.Küffar topraklara ziyarette Musaf’la yolculuk yapılmasının yasaklanması söz konusu yasağın kafirlerin hafife alıp zarar vermesinden korktuğu için Peygamberimizin söylediği fakat şimdi özellikle meal ve tercümenin yapılması gerekliliğini aktarıyor.

B-     Kadının mahremsiz yolculuk edemeyeceği sahih bir hadistir. Bunu sebebi kadının başına gelebilecek tehlikelerden duyulan kaygıdır. Ama şimdiki araçlar ve yolculuk şartları yalnız başına yolculuk yapabilmesine fırsat verdiğini aktarıyor.

C-     Yolcunu ailesine gece vakti dönmesini yasaklanması. Şimdiki iletişim kanalları ile rahat haberleşildiğini  aktarıyor.

Özellikle salt ibadetlerin bu değerlendirmelerin dışında olduğunun altını çiziyor ve hükümleri illetlerine irca etmezsek korkunç çelişkilere düşeceğimiz konusunda uyarıyor.2-      Esası bırakıp teferruatta boğulmak 3-      Haram YaftacılığıSu içme adabı ve elbise giyme adabı ile ilgili hadislerde olduğu gibi örnekler  eriyor.4-      Kavram Kargaşası

Zina eden zina ederken mümin olamaz, şarap içen şarap içerken mümin olamaz, hırsızlık eden hırsızlık ederken mümin olamaz. Burada reddediş imanın aslını değil kemalini reddediştir. Sözgelimi karısını kıskanmayan erkek değil,ilmiyle alim değil derseniz de aslını değil sadece kemalini kastederiz.5-      Müteşabihlere uymak ve muhakematı terk etmek Hariciler “Hüküm yalnız Allah’a aittir. (Yusuf 40) diyerek suçlarken, Hz. Ali şu tarihi cevabı verir.  “Batıla alet edilen hak söz”  dediğini aktarıyor.6-      İlmi elde etme Metodları

Bilgilerini kendilerinin anlayış kapasiteleriyle kitaplardan alıp edindikleri bilgileri durup yeniden gözden geçirmeyip bütün yaptıklarının bir parça okuyup ondan ahkam çıkarmak olunca ifratın oluştuğunu vurguluyor. İlmi ehlinin önünde talebelik etmeden sadece kitaplardan elde etmeye kalkışmasını öğütlüyor.

Bununla birlikte gençlerin alimlere güvenemediği otoriteyle kol kola gezdiklerini hatta nüfus planlaması ile ilgili bir programa çıkan alim  müsfettesinin “neyi destekleyeceğim söyleyin ona göre konuşayım örneği ile gençlerin hakkı güvensizliklerini ortaya koyuyor.

Ruh dirilişi için sabrın önemine değiniyor. Savaşın daha sonra geldiğini vurguluyor.

Tarihin bir milletin hafızası olduğunu onu ihmal edenin hafızasını kaybettiğine tarihin bir ayna olduğuna değiniyor. (Ali İmran 137) ayeti örnek gösteriyor ve tarihin tekerrürden ibaret olduğunu dersler çıkarılmasına gerekliliğini vurguluyor.

1967 felaketine değinip bundan sonra değişen İsrail algısı oluştuğunu yenilemeyeceği sanrılarına kapıldığını belirtiyor. 

Aşırılığın tedavisi için gençlere fildişi kulelerden bakmayıp gönüllerine girmeniz gerektiğine değiniyor. İbadet ve cihad ruhuyla yetinen gençliğin kutsal idealleri gerçekleştireceğini vurguluyor.

Dinde aşırılığa kesin ve keskin tavırlar alınırken dinsizlikte aşırılığa düşenlere bir şey denmemesini yadırgıyor. Bir gencin dine bağlılığıyla alay ederken ikinci şıktaki genç kızlarımıza tek bir kelime söylenmemesinin izahını istiyor. Ya da insanlar rahat rahat boğazlarken can taşıyor diye sivrisinek ve haşerelere ilaç kullanmayan kafayı şaşkınlıkla ve teessürle baktığını vurguluyor.

Nefsin emrettiği kötü şeylerden kurtarmak için hürriyet havasını yayıp eleştiriye merhaba dememiz gerektiğine değiniyor. Hz. Ömer’in “Merhaba nasihat eden adam merhaba ebedler boyu merhaba sabah akşam bana kusurlarımı armağan eden kişi senden Allah razı olsun sözünü paylaşıyor.

İslami esasları net bir şekle içeren fıkıh bilgisinin köklü bir İslami şuur  oluşturacağının derinliklere nüfuz eden yüzeyde kalmayan özü alan bir fıkıh olayıyla hareket etmeyi öğütlüyor.

Fıkıh ve anlayışta dikkat edilmesi gerekenleri şöyle sıralıyor.

1-    Cüziyatı külliyatın ışığında anlamak . Çarşaf tartışmaları üzerinde durup ilamın Ahzap 59 olduğu gibi az bilinme ve rahatsız edilmeme hükmünden yola çıkarak giyim ve kuşam ile ilgili düşünmek gerektiğini belirtiyor.  (Enfal 60) Ayette savaş atı zikredilmesinin  sebebi o dönemde bilinen kuvvet olması nedeniyle şimdinin ise tankı tüfeği gibi bazı meseleler bu pencereden bakılması gerektiğini vurguluyor. Fotoğraf ve televizyon örneklerini de aynı bağlamda aktarıyor.

2-      Hüküm dereceleri ve İhtilaf Ahlakı

Peygamberimizin ashabınında bazı konularda itilaf ettikleri fakat hiçbir şekilde kardeşliklerine zarar vermediğini özellikle vurguluyor. İhtilaf adabı ve ahlakını iyi öğrenmemiz gerektiğini ayıplamasının gereksizliğine değiniyor.

Ömer bin Abdulazizin sahabenin ihtilafında rahmet vardır sözünü hatırlatıyor. Ahzab savaşındaki ikindi namazını mutlaka Beni Kureyza da kılsın buyurdu. Bunun üzerine bazıları daha vakit geçmeden yolda kılmış. Peyfamberimizin bu sözüyle namazı erken kılıp erken varmayı kastetdiğini öbürleri nassın zahirine bakıp emri harfi harfine uyguladıklarını anlatıyor. İbni –Kayyum birincilere kıyas ve mana ehlinin selefleri ikinciler zahir ehlinin selefleridir dediğini ve Peygamber Efendimizin hiç birini kınamadığını anlatıyor.

İçtihad sonucu ortaya konulan bir iş uygulama ne küfür ne de günahla nitelenebilir insanları tek bir kalıba sokmanın imkansızlığına nasların korunmuşluğunun garantisi olmadığının özellikle altını çiziyor.

Hasan el Benna’nın itilaf sorununu itilaf edebini ve fıkhını anlayan ve gençleri çocukları buna göre yetiştirdiğini hatta bu hususta yirmi usul gösterdiğini aktarıyor.

Bir konuda oluşabilecek ihtilaflarda

1-      Hüküm çıkarmada delilleri anlamada akılların farklı oluşu.

2-      İlmi Yapı

3-      Çevre Farklılıkları

4-      Rivayetleri benimsenmesi hususunda farklı tavırların doğması

5-      Delaletlerin farklı değerlendirilişi

 

Hasan el Benna’dan bir anı paylaşarak görüş farklılığı ile nasıl mücadele edilebileceğini aktarıyor.  Bir bölgede teravih 20 rekat mı, yoksa 4 rekat mı tartışmaları yaşanmış. Dört gözle Üstat beklenir olmuş. Her iki grup kendilerine destek vereceklerini umuyorlarmış. Fakat Üstat teravih farz mı, sünnet mi diye sorar. İki grup sünnettir ve terk eden azaba uğramaz derler. 

Peki, Müslümanlar arasında kardeşliğin hükmü nedir. Dini farzdır aynı zamanda dinin sütunlarından biridir dediler. Üstat sünneti koruma pahasına farza kıyılır mı? Evlerinize dönün ve tercih ettiğiniz görüşe göre kılın dediğini aktarıyor.

İhtilafı sünenin vacip olduğu hela ile haram ile batım arasında olması gerektiği ancak fıkıh okullarının farklı görüş sunduğu konularda katılığa ve şiddet göstermeye gerek olmadığına gerek olmadığını vurguluyor. 

İbni Teymiyye’nin âlimler Müslümanlar birbirinin arkasında namaz kılabilecekleri konusunda ittifak ettiklerini iletip mezhepsel farklılıklar olsa bile vahdet için beraber namaz kılınması gerektiğini vurguluyor.

3-      Amellerin değer ve derecelerini bilmek

Oruca namazda daha fazla değer verilmesi farzı kifayelerin ihmal edildiğini emribil maruf nehyi anil münker görevlerini ihmal edip sosyal görevlerini ihmal ettiğini vurguluyor. Bazı tasavvuf erbablarının sadece zikir edip namaz kılmalarını toplumla ilgilenmelerini örnek veriyor. 

4-      Ameller karşısında insanların dereceleri

Her insanın aynı derecede bilmesi takva sahibi olması beklenemez diyor, özellikle bazen susmanın da gerekli olabileceğini savunuyor. Topluluğun birliğine sahip çıkmak için bazen hazreti Harun gibi susulabileceği değiniyor. (Ta Ha 93-94)

Peygamber Efendimizin de yeterli güç elde edene kadar sabretmemiz gerektiğini asrı saadette Habbab ve işkence görüp ne zaman saldıracağız diyenleri örnek vererek açıklıyor (Necaşi’yi örnek veriyor)

5-     Allah’ın mahlûkatıyla ilgili kanunu anlamak imanın şartlarını daha doğrusu psikolojik şartlarını anlamamız gerektiğini, mal ve can fedakarlığının bir heyecan gayret atmosferi oluşturduğunu vurguluyor.

Gençlerlede muhabbet ederken hikmetle yaklaşılıp ilmi , itidal sahibi kimselerden almalarını hakka riayet edip halkın aralarına karışılması gerektiğini hayra anahtar şerre kilit olunması gerektiğinin altını çizip benim fikrim doğrudur  vehmini kapılınmaması gerektiğini vurguluyor. İnsanlara yaklaşırken daha doğrusu günahlara bakışın doktorun hastasına bakışı gibi olması gerektiğini polisin suçluya bakması gibi olmaması gerektiğini vurguluyor.

 

Mehmet GÖZÜTOK

Bu e-posta adresini spambotlara karşı korumak için JavaScript desteğini açmalısınız

 

 

 

                              

 

 

 


AddThis
 

Yorum ekle