Site İçi Arama

Ziyaretçi İstatistikleri

mod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_counter
mod_vvisit_counterBugün325
mod_vvisit_counterDün665
mod_vvisit_counterBu hafta2959
mod_vvisit_counterBu ay14373
mod_vvisit_counterHepsi586256

Yahudi Mistisizmi veya Kabalacılık

Dinler Tarihi profesörü olan Kürşad Demirci’nin kaleme aldığı “Yahudi Mistisizmi veya Kabalacılık” kitabı, Yahudiliği ve Yahudilikte çok önemli bir alan ve inanç teşkil eden Kabalacılık/Mistisizmi anlama ve anlamlandırma açısından önemli bir boşluğu doldurmaktadır. Kitap, iki bölümden müteşekkildir. Birinci bölümde, ‘Kabalacılığın Ana Hatları ve Sefirot Kuramı’ işlenmektedir. Bu bölüm altında Kabalacılıkta Kozmoloji/Yaratılış Kuramı ve Safed Kabalacılığı işlenmektedir. İkinci bölümde ise ‘Tarihsel Açıdan Kabalacılık’ anlatılmış; bu bölüm altında Kabalacılığın Kökeni ve Tarihsel Süreci irdelenmiştir. 

Kitabın özeti şöyledir:

Yahudi Mistisizmi veya diğer bir adıyla Kabalacılık, Yahudi tarihinde ve inancında çok eski bir tarihe sahiptir. Nitekim tarihçilerin belirttiğine göre M.Ö 400’lere kadar dayandırılır. Kabalacılık düşüncesi gerek inançlar gerek Eski Ahit’i yorumlama, gerekse de diğer kültürlerden etkilenme boyutlarında Geleneksel Yahudilikten farklılık arz etmektedir. Bu farklılığı Eski Ahit tefsirlerinde/yorumlarında bulmak daha da kolaydır. En temel kavramları Tanrı ile mistik birleşme, Sefirot doktrini, Mesih’in gelişinin çabuklaştırılması, Tevrat’ın sırrı, yaratılışın oluşumu, derin hikmet, hakikatin hikmeti, Tanrı’nın izzeti, gizem ve reenkarnasyondur.

Kabala/Kabbala sözlük anlamı itibariyle ‘kabul etmek (kbl)’ anlamına gelmektedir. Terim anlamı ise değişmeyen, tağyire uğramayan, ebedi ve gizemli Ein Sof/Tanrı, her şeyden önce var olan ile ölümlü, ebedi ve ezeli olmayan âlem ve insan arasındaki ilişkiyi ifade eder. “Yahudi litaratürü gerek kelimenin özel anlamını, gerekse doktrinin detaylarını ve özünü Eski Ahid’de Ester kitabından çıkartır. Kabalacılar Kabala kelimesinin terminolojik anlamda ilk kullanışını Ester kitabı 4/4 ve 9/23’de Ester’in Yahudilere verdiği elbiseleri Yahudilerin kabulü (kabala, kabul ediş) öyküsüne kadar geri götürür.”[1]

Kabala geleneği Yahudilik için çok önem arz etmektedir. Nitekim bazı Yahudi ve Dinler Tarihçisine göre Kabalacılık düşüncesi/fikriyatı/inancı bilinmeden Yahudilik anlaşılamaz. Fakat bu mistik düşüncenin Geleneksel Yahudilik inancından farklı olduğunu hatta Geleneksel Yahudilik tarafından eleştirildiğini ve bazı kesimler tarafından inkâr edildiğini de belirtmek gerekir.

Tarihsel olarak Kabalacılık düşüncesi incelendiğinde ortaya çıkış itibariyle haklılık payı arz ettiği ve bazı noktalarda İslam tasavvufu ve Şiilik ile benzerlik gösterdiği anlaşılacaktır. Kabalacılık kültürü, Yahudilerin manevi olarak kendilerini en kötü hissettikleri zamanlarda ortaya çıkmıştır. M.Ö 586 yılında yaşanan 1. Diasporadan[2] sonra Yahudiler dünyanın farklı coğrafyalarına dağıtılmışlardır. Zamanla çok zor şartlarda yaşamaya zorlanmışlardır. Dolayısıyla bu da Kabalacılık düşüncesinin ortaya çıkmasında en önemli noktayı oluşturur. Çünkü şu bir gerçektir ki kişi manevi olarak kendisini Tanrı’ya en yakın hissettiği an en zor şartlardır.[3] Aynı etkiyi İslam’da tasavvufun ortaya çıkmasında da görmekteyiz. Nitekim tasavvufi düşüncenin ortaya çıkışı Moğol istilası sonrasında vuku bulmuştur.  Bu yönden Yahudi Mistisizmi/Kabalacılık, İslam’ın Tasavvufi anlayışına benzemektedir. Çünkü her iki düşüncede de sırlar dünyası ve Tanrı ile bir olma vardır.[4] Keza 2. Diasporadan sonra da Kabalacılık düşüncesi iyice gelişmiş ve sistematize edilmeye başlanmıştır.

Kürşad Demirci’nin kitabında mütalaa ettiği üzere Kabalacılık inancı incelendiğinde karşımıza çıkan ilk inanışlardan birisi Mehdi’nin yeryüzüne gelişidir. Kabalistik gelenekte Mesih, Tanrı’nın suduru olan Sefirot[5] ile iç içe geçmiş kozmik bir kurtarıcı ve kahramandır. Bu inanca göre Mesih’in gelişinde insan, artık Rabbilik geleneğinin ifade ettiği gibi pasif değil, aktif bir otoritedir. Yahudi Kabalacılığı Mesih’in gelişi için her türlü ritüeli yerine getirirler. Tek arzuları Mesih’in gelişidir. Çünkü o geldiği vakit Yahudilik ve Yahudiler, tüm yaşadıkları kötü durumlardan halas edeceklerdir.

Keza, reenkarnasyon inancı[6] da önem arz eder. Bu inanış Ortaçağ Kabalacılığına kadar uzanır. Literatürdeki karşılığı gilgulim olarak geçer. Eski Ahid ve Tevrat’ın mistik yorumu olan Zohar’da varid olduğu söylenmektedir. Kabalacılara göre reenkarnasyonun temel amacı arınmaktır. Hem işlenen günahlardan temizlenmeyi hem de başkalarının temizlenmesini ifade eder. Bu inanışta klasik ve hakim görüş Gilgul’dur. Ruhun en az 3 defa reinkarne olacağına inanılar. Ayrıca 1000 defa olduğunu söyleyenler de vardır. Reenkarnasyon sadece insandan insana geçmez, fakat insan ruhları hayvanlara, bitkilere ve cansız varlıklara da geçebilir. İkinci bir inanış İbbur’dur. Buna göre kişi çocuğuna ölen atasının ismini vererek onu yaşatır. Aşkenaz mistiklerinde bu gelenek çok yaygındır. Diğer ve son inanış ise Dybbuk’tur. Buna göre Dybbuk ölmüş olan kötü birinin ruhudur ve yaşayan birinin bedenine girerek onu baştan çıkarmaya çalışır. Bir nevi kötü cin gibi algılanır. Bu yüzden çıkarılması için ayinler düzenlenir.

Kabalacılık/Yahudi Mistisizmi senkretik bir yapı oluşturur. Yani tarihi süreçte diğer milletlerden ve inanışlarından etkilenmiştir. Bunların başında Mezopotamya’da Enlil ve Marduk gibi tanrısal inançlar, İran’da Zerdüştlük dini, Gnostik düşünceve Mandean öğretisi gelir. Hatta İslam dininden etkilendiği dahi söylenmiştir.

Kitabın ve sözün özü: Kabalacılık düşüncesi/inanışı olmadan Yahudilik anlaşılamaz. Çünkü Yahudi kültürüne yön veren bir sistem olarak M.Ö zuhur etmiştir. Eski Ahid’in zahirinden ziyade Batini yorumunu esas alan bu inanış, Yahudilerin zor şartlar yaşadıkları zamanlarda ortaya çıkmış ve günümüze kadar gelmiştir. Tanrı ile bir olmayı ve Tanrı’nın onları desteklediği inancı, Kabalacılığın gelişmesine ve güçlenmesine katkı sağlamıştır.

Değerli hocamız Kürşad Demirci’ye böyle bir konu hakkında bu kitabı yazmasından ötürü teşekkür ediyorum. Çünkü Yahudiliğin gelişmesinde çok önemli bir mesele olmasına rağmen akademisyenler tarafından çokça incelenmemiştir.

 

Abdulvahap Kösesoy
Bu e-posta adresini spambotlara karşı korumak için JavaScript desteğini açmalısınız



[1] Demirci, Kürşad, Yahudi Mistisizmi veya Kabalacılık – İnançlar ve Tarih, sf. 4, Ayışığı kitapları, 2015.

[2] Yahudi diasporası (ya da kısaca Diaspora, İbranice: גלות, Galut, Yidiş: Golus), Yehuda Krallığı ve Roma Yahudiyesi'nden sürgüne gönderilen Yahudilere denir.

[3] Çok zor bir sınava girecek öğrencinin ruh hali gibi.

[4] Vahdet-i Vücud düşüncesine bkz.

[5] Tekil hali Sefira’dir.

[6] Reenkarnasyon veya ruh göçü, ruhun sürekli olarak tekrar bedenlendiğine inanan spiritüalistlerin bu olaya verdiği addır.


AddThis
 

Yorum ekle