Site İçi Arama

Ziyaretçi İstatistikleri

mod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_counter
mod_vvisit_counterBugün268
mod_vvisit_counterDün771
mod_vvisit_counterBu hafta2468
mod_vvisit_counterBu ay8548
mod_vvisit_counterHepsi598877

Küreselleşmenin Sıradışı Öyküsü

Gebze İMH’de düzenlenen Kitap Tahlili etkinliğinde Hintli entelektüel Nayan Chanda’nın “Küreselleşmenin Sıra Dışı Öyküsü” adlı kitabı analiz edildi.

Kitabı önceden okuyan katılımcılar küreselleşme serüveninin insanlık tarihinin başlangıcından itibaren çok boyutlu olarak ele alındığı eseri olumlu ve olumsuz yönleriyle kritize etti.

GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE KÜRESELLEŞMEYLE İLGİLİ SORULAR

Moderatörlüğünü eğitimci-yazar Kamil ERGENÇ’in üstlendiği ve çok sayıda eğitimcinin de katıldığı tahlil programında;

1-Küreselleşmenin herkesçe kabul edilen bir tanımı var mıdır?

2-Küreselleşmeyi var eden koşullar nelerdir? Tüccar, vaiz, maceracı ve savaşçı figürlerin küreselleşmede oynadığı rol nedir?

3-Bugünün küreselleşmesini ötekilerden ayıran (varsa) en önemli faktör/ler nelerdir?

4-Bugünkü küreselleşmenin sürdürülebilirliği nedir?

5-Küreselleşmeyi aşmak mümkün müdür? Nasıl?

6-Son dönemde ülkemizde revaçta olan yerlilik ve millilik vurgusunu küreselleşme bağlamında nasıl değerlendirmek gerekir?

gibi sorulara yanıt arandı.

KÜRESELLEŞMEDE ETKİN OLAN AKTÖRLER

Yazar Nayan Chanda, Küreselleşmenin Sıra Dışı Öyküsü adlı eserinde küreselleşme kavramının isim olarak yeni olsa da tarihinin eski olduğunu belirtiyor. Kitaba eleştirel yorumlar getiren katılımcılar, küreselleşmenin son 20 yılda en fazla konuşulan kavramların başında gelmesine rağmen üzerinde tanım birliği olmadığını, iklim değişiklikleri, daha iyi yaşam koşulları ve göçler, coğrafi keşifler, sanayi devrimi,  daha çok kazanma hırsıyla hareket eden tüccarlar, inançlarını yaymayı amaçlayan vaizler, dünyayı keşfetme arzusundaki seyyahlar ve sömürge ruhuna sahip devletlerle çok uluslu şirketlerin varlığı küreselleşmeyi daha etkin hale getirdiğini belirttiler.

MÜSLÜMAN ENTELEKTÜELLER KÜRESELLEŞMEYLE İLGİLİ YENİ BİR PERSPEKTİF ÜRETMELİ

Küreselleşmenin bugün özellikle Batılı sömürgeci güçler ve çok uluslu şirketler tarafından ekonomik, siyasal, kültürel bir sömürge aracı olarak kullanılmasının gözardı edilmemesi gerektiğine dikkat çekilen tahlil programında, devam eden küreselleşme sürecinin İslam dünyası tarafından gereği gibi tahlil edilemediği, Müslüman entelektüellerin küreselleşmeyle ilgili dünyanın dikkatini çekecek bir perspektif üretmesi gerektiği vurgulandı. Katılımcılar ayrıca Müslüman toplumların yeni bir söz söyleyebilme gücüne eriş(e)mediği takdirde içi boş hamasi laflar ile bu süreci etkileyen değil, süreçten etkilenmesinin kaçınılmaz olduğunu ifade ettiler.

BİR YANDA ARTAN ZENGİNLİK DİĞER YANDA ARTAN YOKSULLUK VE EŞİTSİZLİK

Karşılıklı soru ve cevaplarla devam eden programın sonunda katılımcılar küreselleşmeyle ilgili özetle şu görüşleri dile getirdiler: “Bugünkü hali ile küreselleşmenin bir yüzünde azınlığı oluşturan bir kesim için zenginlik ve refah artışı yer alırken, öteki yüzünde çoğunluğu oluşturan kitleler için sürekli artan işsizlik, eşitsizlik ve yoksulluk yer almaktadır. Küreselleşmeyi inkar etmek ne kadar imkansızsa, hiçbir şey yapmadan küreselleşmenin sağlayacağı olanaklardan yararlanmayı beklemek de o kadar hayalperestlik olacaktır. Bizim dışımızda oluşmuş bir küreselleşme gerçeği varken, yapılması gereken; küreselleşmenin zararlarından korunmak için inandığımız değerler doğrultusunda yeniden bir dünya düzeni inşa etmeyi gerçekleştirmek için çok çalışmaktır.Hali hazırdaki durumumuzda küreselleşmeyi aşmanın mümkün olmadığı ne yazık ki görülmektedir.”


AddThis
 

Yorum ekle