okumali

Site İçi Arama

Ziyaretçi İstatistikleri

mod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_counter
mod_vvisit_counterBugün807
mod_vvisit_counterDün825
mod_vvisit_counterBu hafta1632
mod_vvisit_counterBu ay17445
mod_vvisit_counterHepsi1137706

Düşünsel Duruş

Düşünsel duruş Türkiye mütefekkir havzasının önde gelen simalarından biri olan Rasim Özdenören’in yıllara baliğ fikir çilesinin özeti olarak değerlendirilebilir. Türkiye’nin kimlik meselesini merkeze alarak son iki yüzyıllık serüvenimizi değerlendiren Özdenören’in olayları/olguları ele alış biçimi ve vardığı sonuçlar, hayata Müslümanca bakmayı yeğleyen herkesi yakından ilgilendiriyor.

Kitap birçok farklı başlıktan müteşekkil olmakla birlikte odaklandığı esas mesele 1839 Tanzimat fermanıyla birlikte İslami dünya görüşünden ve hayat tarzından teberri eden Osmanlı-Türkiye yönetici elitlerinin açtığı çığır ve bu çığırın bugünün Türkiye’sinin zihin kodları üzerindeki etkileridir.

Cumhuriyet modernleşmesinin Osmanlı’nın 19.yüzyılından bağımsız düşünülmemesi gerektiği tespiti kitap boyunca sıklıkla okuyucuya hatırlatılıyor. Tanzimat fermanının bir tür yabancılaşma adımı olarak görülmesi gerektiği yönünde yazarın önerisi dikkat çekici. Askeri alanda yaşanan mağlubiyetlerin eşlik ettiği Osmanlı modernleşmesinin karakteristiği anlaşılmadan Cumhuriyet döneminin tam manasıyla anlaşılamayacağı yönünde tespitler de kitabı özenle okumayı gerekli kılıyor.

Fransız İhtilalini örnek alan Cumhuriyet kadrolarının attıkları tüm adımların, esasında, Batı’nın kendi tarihsel tecrübesinin sonucu olan kavramsal ve kurumsal çerçeveyi ithal etmekten ibaret olduğuna dikkat çeken yazar, bugünkü Türkiye’nin kimlik sorununun da buradan kaynaklandığına işaret ediyor.

Türkiye entelektüel hayatının bölmeli kafa yapısına da dikkat çeken yazar, batı aklı ile İslami bir yaklaşımın mümkün olmadığını dermeyan ediyor.Müslümanca düşünmenin ancak İslami referanslar temelinde mümkün olacağını,aksi taktirde ciddi bir zihinsel savrulma yaşanacağını beyan eden yazar,“kimlik” sorunumuzu çözmeden çıkış yolu bulmanın mümkün olmadığını ifade ediyor.

Modern dönemi tecrübe eden Müslümanların, Hıristiyanlık içi mücadelenin sonucu olarak ortaya çıkan demokrasi,liberalizm,hümanizm gibi olguları İslamileştirmeye çalışarak ciddi bir hata yaptıklarını savunan yazar, kavramlara keyfi anlamlar yüklenemeyeceği gerçeğinin altını çiziyor.

Ulus devlet aklının Müslümanların uzun tarihsel geleneğinde ciddi bir kırılma olduğuna temas eden yazar, belli bir yorum biçimininin kurumsallaşmasına sebebiyet verdiği ve aksini iddia etse de ırkçı/milliyetçi çizgiyle ünsiyet kesbettiği için ulus devlet perspektifinin sorunlu olduğuna dair güçlü bir söylem geliştiriyor.

Cumhuriyet Türkiye’sinin ikinci yarısına tanıklık etmiş olan Özdenören’in bu çalışması, özellikle genç kuşaklar tarafından itinayla okunmayı hak ediyor.

 

Editör

Bu e-posta adresini spambotlara karşı korumak için JavaScript desteğini açmalısınız


AddThis
 

Yorum ekle