okumali

Site İçi Arama

Ziyaretçi İstatistikleri

mod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_counter
mod_vvisit_counterBugün53
mod_vvisit_counterDün787
mod_vvisit_counterBu hafta2079
mod_vvisit_counterBu ay10163
mod_vvisit_counterHepsi1850944

"AKSA TUFANI"NA SELAM OLSUN

Irkçı-sömürgeci-siyonist İsrail’e ağır bir bedel ödeten, onun kibirli,küstah ve kirli yüzünü yere sürten izzetli direnişçileri alınlarından ve gözlerinden öpüyor, tüm benliğim ve bilincimle her birini ayrı ayrı saygı ve hürmetle selamlıyorum…

Gazze direnişi, Allah(c.c)’a layıkıyla teslim olanların bütün engelleri aşacağının somut örneğidir… Ümmetin ve insanlığın onurunu korurcasına direnen bu aziz beldenin vakur evlatlarına selam olsun…

Irkçı-sömürgeci siyonizmin/emperyalizmin sergilediği barbarlık-vahşilik şaşırtıcı değil… Onlar karakterlerinin gereğini yapıyorlar…

Fakat kendisini İslam’a nispet ettiği halde direnişi küçültmeye, tahkir ve tezyif etmeye, komplocu yaklaşımlarla kirletmeye, kriminal ve terörist bağlama hapsederek yargılamaya çalışan Müslümanların tutumu şaşırtıcı (hatta utanç verici)… Bu tutum Judeo-Hıristiyan referanslı modern paradigmanın kavramsal ve kurumsal tahakkümüne razı olmanın, onun epistemolojik emperyalizmini içselleştirmenin, sömürgeci-ırkçı-pozitivist perspektifini kanıksamanın,hasılı kelam, zihinsel sömürgeleşmenin sonucudur… 

Gazze’nin asil ve onurlu direnişi, Avrupa'nın yerelliğini insanlık ailesinin tek makul seçeneği olarak küreselleştirmek isteyenleri şok etti ve insanca yaşamak isteyenler için yegane istinatgahın aziz İslam olduğunu (bir kez daha) izhar etti...Gazze sadece Müslümanlara değil, insanlık ailesine de, anti-emperyalist/anti-siyonist bir bilinç aşılayarak, onurlu/izzetli bir hayatın imkanını öğretti/ öğretiyor…

Gazze direnişi vesilesiyle modern Firavunların/Calutların nasıl mağlup edileceğini, onların güçlerinin aşılamaz olmadığını, hakkıyla iman edenlerin örgütlü birlikteliği sayesinde tüm mütehakkim zümrelerin/sistemlerin yerle bir edilebileceğini yakinen müşahede ediyor insanlık…

Şimdi asıl konuşulması gereken şey Judeo-Hıristiyan referanslı modern paradigmanın kavramsal ve kurumsal hegemonyasından kurtuluş yollarıdır…Sistem içinde kalarak (sistemin uygun gördüğü muhalefet unsurlarını kullanarak) çözüm aramak değil…

İlahi vahiy bilgisi, nübüvvet pratiği ve bu bilgi-pratikle mütenasip geleneksel birikimi referans alarak örgütlü birliktelik inşa etmek suretiyle tarihe tanıklık etmenin tam zamanıdır...Kokuşmuş ulus-devlet retoriği,pörsümüş uluslar arası ilişkiler literatürü insanlık ailesinin hayrına değil... Bu retorik ve literatür sadece zalimlerin hukukunu koruyor...

Nehrin suyundan fazla içenlerin (dünya lezzetlerine meftun olanların, sömürgecilerin çanağını yalamaktan haz alanların,karnı tok köle olmayı meşakkatli özgürlüğe tercih edenlerin) dizlerinin bağı çözüldü… Onlar Calut’un (ırkçı-sömürgeci siyonizmin/emperyalizmin) mağlup edilemeyeceğine inanıyor… Aşağılanarak yaşamayı izzetli ölüme yeğledikleri için haysiyetli bir yarınları olmayacak... Oysaki hayatı anlamlı kılan şey direniştir...

 

 

Kamil ERGENÇ

Bu e-posta adresini spambotlara karşı korumak için JavaScript desteğini açmalısınız


AddThis
 

Yorum ekle