Site İçi Arama

Ziyaretçi İstatistikleri

mod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_counter
mod_vvisit_counterBugün525
mod_vvisit_counterDün477
mod_vvisit_counterBu hafta2765
mod_vvisit_counterBu ay10357
mod_vvisit_counterHepsi582240

Güllerin Vedası

Solmayan Güllerin Vedası

Güllerin vedası, Allah yolunda canlarından vazgeçen yiğitlerin hikâyesinin anlatıldığı kitap… Yazarı da veda eden güllerden biri… Afganistan’da 17 Mayıs 2010 tarihinde gerçekleşen uçak kazası sonucu şehit olan Bahattin Yıldız.

Güllerin vedası, okuduğumda buram buram iman, hakikat ve şehadet kokusu aldığım bir kitap. İmanın ne anlama geldiğini, hakiki bir imanın insana neler yaptırabileceğini görüyorum şehitlerin hikâyeleriyle. Bahattin Yıldız öyle bir anlatmış ki yiğitleri; her şehit karşımda sanki anısını okurken. Eziliyorum imanlarının kuvveti karşısında, hayallerimde de olsa gözlerinin içine bakmaya çekiniyorum.

Tacikistan’da şehit olan Fuat Çağlar’ın hikâyesini anlatıyor mesela Bahattin Yıldız. Hakkında okuduğum her yazıda kara gözlerinden bahsedilen Fuat Çağlar. Coşkuyla, cesaretle, aşkla parlayan o kara gözler nasıl şahit olduysa hakikate, bize de öyle şahitlikler nasip et diyorum Rabbime.

“Bil ki ben şehit olmuşum, şehitler ölmez ana!” diyor Bilal Yaldızcı da. Hasret duyulan şey şehadet onun için, ölümsüzlüğün başladığı nokta. Bilal yirmi yaşında bir genç daha. Ama gönüldeki imanın yaşla bir ilgisi yok. Tüm Müslümanlar adına gönlünde, zihninde derdi olan en olgun müminlerden Bilal. 1987 yılında Afganistan’da dökülüyor kanı Allah için. Ailesine olan hasreti gidermek için düşmüşken Türkiye yollarına, daha büyük bir vuslat adına tekrar dönüyor cihad meydanına. Veda eden güllerden biri artık o, ölmeyen şehitlerden…

Metin Yüksel Rabbine kavuşuyor Fatih Camii avlusunda. Yok diyorlar, Hakk için gecesini gündüzüne katan, karanlığı var gücüyle aydınlatmaya çalışan adam gibi adamlara, sağlam müslümanlara geçiş yok! Vuruyorlar camii avlusunda Metin Yüksel’i kalleşçe. Veda eden güllerden biri de o…

Ne uğruna yaşayacağız biz bu dünyada? Savunmaya ant içtiğimiz vatan topraklarının sınırlarını ne belirliyor? İman sadece “dil ile ikrar kalp ile tasdik” olarak açıklanacak bir şey mi? İnsan Allah için nelerden vazgeçebilir? Babasından, anasından, kardeşlerinden, eşinden, kendinden… En son nokta nedir Allah yolunda fedakârlıkta? Fuat Çağlar, Bilal Yaldızcı, Metin Yüksel, Hatmiye Anne, Nur Bibi ve daha birçok yiğit haykırdı bana bu soruların cevaplarını bu kitapta.

Güllerin vedası ile bir nevi silkeledi Bahattin Yıldız beni. Bak kardeşim, Afganistan, Bosna, Tacikistan da senin toprağın dedi. Allah insanı nasıl bir potansiyelde yaratmış bir bak! Yorulmak yok, vazgeçmek yok, ümitsizlik yok, O’nun yolunda yürürken kaybedilen hiçbir şey yok dedi! İnanıyorum ki veda eden güllerin her biri sonsuz alemde, kusursuz bir bahçenin bir parçası şimdi. Onlar iman edenler olarak üzerlerine düşen görevi hakkıyla yerine getirdiler. Rabbim bizleri de kalplerinde var olan imanlarını amelleri ile destekleyen, kuvvetlendiren, geride kalanlara örnek olabilen nesillerden kılsın.

 

Dilek Özgören

 


AddThis
 

Yorum ekle