blank

Site İçi Arama

Ziyaretçi İstatistikleri

mod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_counter
mod_vvisit_counterBugün174
mod_vvisit_counterDün427
mod_vvisit_counterBu hafta601
mod_vvisit_counterBu ay6207
mod_vvisit_counterHepsi734222

Modern Klişelerin Gölgesinde İslamcılık

Çeşitli dergilerde İslam düşüncesi ile ilgili araştırma yazılarının yanında, İslamcılığın yaşadığı çıkmazlarla ilgili eleştirel makaleleri yayınlanan Kamil Ergenç’in, özellikle Türkiye İslamcılığının bugün yaşadığı sorunlarla ilgili deneme yazılarından oluşan ilk kitabı yayınlandı.

Kamil Ergenç’in Modern Klişelerin Gölgesinde İslamcılık adlı ilk kitabı 2020’li yıllara yaklaştığımız bu günlerde İslamcılığın teori ve pratikte yaşadığı çıkmazlara ilişkin tam bir özeleştiri niteliğinde.

Giriş yazısı ile başlayan kitap, Söylemin Bulanıklaşması, Klişelerin Tasallutundan kurtulmak, Tuğyan Çağında Müslümanca Duruş, Muhafazakarlık Klişesi ve Yeni Türkiye’ye Dair başlıklarıyla altı bölümden oluşuyor.

SÖMÜRGECİ VE UZLAŞMACI/STATİK KLİŞELER

Yazar, ilk kitabında İslam’ın hayat veren ilke, kavram ve değerlerinin özgürleştirilmesi ve yeni bir inşa dili gerçekleştirebilmesi için son dört yüz yıldır hayata egemen olan Avrupamerkezci kolonyal/ postkolonyal, oryantalist, modern/postmodern, seküler klişelerin tasallutundan özgürleşmesi gerektiğini savunuyor.

“Müslümanların yalnızca egemenlerin hukukunu koruyan kavramlara teslim olarak yeni bir dünya inşa edeceğini zannetmesinin “zihinsel kadavralaşma” halinden başka bir şey olmadığını ifade eden yazar, “Bu noktada gerçek anlamda bir direnişin başlatılabilmesi için öncelikle zihinsel sömürge halinden kurtulmak gerekmektedir. Bunun yolu ise bize özgü yani Müslüman’ca düşünmenin imkanlarını öğrenmekle mümkün olabilir” diyor.

Yazar İslamcılığı, dışarıdan dayatılan sömürgeci klişelerin yanında, içeride üretilen ve içselleştirilen uzlaşmacı, statik klişelerin gölgesinden kurtulmaya da çağırıyor. Müslüman halklara uyanış aşısı yapacak dinamik bir fikriyata sahip olan İslamcılığın muhafazakar demokrasi ile yaşadığı izdivacın içerik kaybına uğramasına yol açtığını belirten Kamil Ergenç, muhafazakar klişelerle İslam’ın araçsallaştırılması tehlikesine dikkat çekiyor ve İslamcıların gerçeklerle yüzleşmek ve put kırıcı fikirler inşa etmek için kendi kavram ve şiarlarına dönmesi gerektiğine vurgu yapıyor.

Peki yazara göre, bugün Türkiye İslamcılığını etkisi altına alan ve özgün ve özgür yeni bir inşa dili üretmesini engelleyen klişeler neler?

Avrupamerkezci seküler-modern-postmodern klişeler, muhafazakar demokrasi, ulusal tarih, yerlilik, millilik, yüce medeniyet, ehveni şerreyn, etnik İslam klişeleri vb.

İSLAMCILIK İÇERİK KAYBINA UĞRADI

Aydınlanma felsefesinin bütün bir küreyi etkisi altına almaya başladığından beri Müslümanların yaşadığı coğrafyalarda çok ciddi zihinsel altüst oluşlar yaşandığını, bu altüst oluşlara engel olacak dil/düşünce/felsefe/edebiyat/sanat üretilemediği için yenilginin içselleştirildiğini ve adeta bir kader gibi kabul edildiğini anlatan yazar, Müslüman halkların umudu olması beklenen Türkiye İslamcılığı ile ilgili endişelerini şu şekilde ifade ediyor:

“19. yüzyılın ikinci yarısından itibaren İslam’ın ilke/prensip ve umdelerinin hayata egemen kılınması; İslami şiarların özgürleştirilmesi; İslam toplumlarının emperyal projeler kapsamında sömürgeleştirilmesinin engellenmesi amacıyla canhıraş bir mücadele veren İslamcılık, Türkiye özelinde, muhafazakar demokrasiyle izdivacından beri esasa taalluk eden hususlarda konuşmak yerine, verili olanın muhafaza edilmesi amacına matuf tavır alışlar gerçekleştirmektedir. Bu durum, yüzyıllardır aldatılan/ayartılan ve düşüncesizleştirilen Müslüman halklara uyanış aşısı yapacak en dinamik fikriyatın, İslamcılığın, içerik kaybına uğradığının delilidir. Türkiye özelinde İslamcılık, her geçen gün Türk-İslamcı perspektifin tesiri altına girmekte ve adeta intihar etmektedir.”

ESKİ TÜRKİYE, YENİ TÜRKİYE, TÜRKİYE’DE CEMAAT OLGUSU

Kitabın son bölümünde ise yazar “Yeni Türkiye’ye Dair” başlıklı yazıda “Eski Türkiye”, “Yeni Türkiye” ve “Cemaat” kavramlarını ele alıyor. Kamil Ergenç eski ve yeni Türkiye kategorizasyonunun paradigmal bir değişimi yansıtıp yansıtmadığını sorguladığı bu bölümde ayrıca “Cemaat” kavramı ve Türkiye’deki cemaat olgusuna geniş yer ayırıyor.

“…Yeni Türkiye’yi yalnızca asker-sivil ilişkileri,  kamusal alanda dini görünürlük,  sivil toplumun güçlendirilmesi,  ifade özgürlüğü,  azınlık hakları,  kentsel dönüşüm,  teknik/sınai gelişim,  çoğulculuk,  merkez-çevre ilişkilerinin normalleşmesi gibi “paradigma içi” bağlamlar çerçevesinde gündemleştirmek,  esasa ilişkin çözümlemeler yapma sorumluluğumuzu ihmal etmek anlamına gelir.”

“…15 Temmuz vahşetinin icracıları arasında dini iddialı bir grubun yer alması ‘’cemaat’’ olgusunu Türkiye gündeminin merkezine konuşlandırdı.  Her ne kadar işin öznesi Gülen Grubu olsa da,  Türkiye’deki bütün cemaat/tarikat yapılanmaları bu süreçten ciddi anlamda etkilenecektir.  Gerçi darbeye karşı direnişin en ön saflarında yer alanların Gülen grubu dışında kalan cemaat mensubu kişiler olması belki toptancı bir algının oluşmasının önüne geçecektir.  Ancak, şimdiye kadar yaptığımız gözlemler çerçevesinde denebilir ki,  din-devlet ilişkisi ekseninde devam eden tartışmalarda egemen üslup, cemaat olgusunun tümden reddi şeklindedir. Binaenaleyh dini saiklerle örgütlü bir grubun kalkışması olması münasebetiyle 15 Temmuz darbe girişimi, bir yandan devletin dini/İslam’ı yorumlama tekelini muhkemleştirirken,  diğer yandan laik/seküler paradigmanın tahkimatında oldukça önemli bir rol oynayabilir. Her iki durumda da Türkiye için hayırhah bir süreçten bahsetmek mümkün görünmüyor. Çünkü devletin dini yorumlama tekelini eline alması, tarihin bize öğrettiği üzere, hem düşünsel donukluğun oluşmasına sebep olacak hem de dinin yer yer devletin menfaatleri doğrultusunda araçsallaş(tırıl)masına fırsat verecektir.”

Türkiye İslamcılığına yönelik özeleştirisel bakışı yansıtan ve İslam’ın modern prangalardan kurtularak özgürleştirilmesi ve özneleşmesi kaygısıyla yazılmış olan “Modern Klişelerin Gölgesinde İslamcılık” dikkatle ve önyargısız olarak okunmayı hak ediyor.

 

Gürsel ŞANLI


AddThis
 

Yorum ekle