blank

Site İçi Arama

Ziyaretçi İstatistikleri

mod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_counter
mod_vvisit_counterBugün56
mod_vvisit_counterDün794
mod_vvisit_counterBu hafta850
mod_vvisit_counterBu ay7455
mod_vvisit_counterHepsi782165

Yemen

 

Kadim şehirlerimizden Yemen, bütün Dünya’nın gözleri önünde dayanılmaz acılar çekiyor.

Bağdat, Şam,Kudüs ve Kabil’den sonra şimdi de Yemen,müstekbirlerin postalları altında eziliyor.

Siyonizm de dahil, bütün tuğyan çeteleriyle işbirliği yapan Suud Devlet Aklı, yaklaşık üç yıldır, Yemen’de katliam yapıyor.

Silah zoruyla elde edemediğini ise, yaptırım uygulayarak elde etmeye çalışıyor.

Kadınlar, çocuklar,yaşlılar,gençler bu yaptırımların yol açtığı açlık,susuzluk,ilaçsızlık ve hastalıklardan dolayı ölüyor.

Savaşın yıkıcılığı ise tarifsiz.

Yemen’de ki kıyım, mezhep holiganlığının gölgesi altında kaldığı için, gündeme bile gelmiyor. Bir gazeteciyi günlerce konuşan medya unsurları, Yemen’i gündem yapmaktan imtina ediyor.İletişim teknolojisinde yaşanan olağanüstü gelişmelere rağmen,Yemenli mazlumların sesleri duyulmuyor,maruz kaldıkları zulüm görülmüyor,şahit oldukları acı ve ızdıraplar bilinmiyor…

Bu mezhep holiganlığının iki tarafı var.Suud ve İran.Her iki ülke de tutumları,tavırları,tarzları, söylem ve eylemleriyle İslam’ın evrensel ilke ve prensiplerini kendi sufli emelleri için araçsallaştırıyor.

Suud Devlet Aklı, atamız putkırıcı İbrahim(a.s)’in emaneti olan Kabe’nin ihtiramına ihanet ediyor. İnsanlık için emniyet ve güven makamı olan Kabe’ye ev sahipliği yapmakla övünen Suud Hanedanlığı,Yemen’de emniyeti ve güveni yok ediyor ve insanlığı ayaklar altına alıyor.Kabe’nin izzetine ve şerefine leke süren bu zihniyetten, Müslümanların tez vakitte kurtulması gerekiyor.

Suud Devlet Aklı;Safa ve Merve gibi ilahi şiarların hürmetini ayaklar altına alıyor.Sebat,fedakarlık ve teslimiyet nişanesi Hacer(r.a) ve İsmail(a.s)’in mübarek hatıralarını tahkir ve tezyif ediyor.Musa(a.s)’nın ve İsa(a.s)’nın ardından gittiğini iddia edenlerin Kudüs’e yaptığı ihanetin benzerini, Suud, Kabe’ye yapıyor.Aziz İslam’ın cihanşumül mesajını,“Arabizm” bayağılığına indirgiyor.

Suud Devlet Aklı,mustazafların sadık yareni olan ümmi elçi Hz.Muhammed(s.a.v)’in mirasına ihanet ediyor.Her bir köşesinde Nebevi mirasın izleri olan Mekke ve Medine’ye, görgüsüzlüğünün ve medeniyet açlığının kibirli numuneleri olan binalar dikiyor.Tevhit akidesinin sembolü olan Kabe, bu görgüsüzlüğün gölgesinde kalıyor.Sahabelerin evlerini ve mezarlarını “putlaştırılır” kaygısıyla yok eden Suud Aklı,kendi icat ettiği görgüsüzlüğün ne anlama geldiğini düşünmüyor.

Suud Devlet Aklı, sokaklarında insanlık numunesi sahabelerin dolaştığı Mekke ve Medine’nin izzetine ve vakarına leke sürüyor. Ebubekir(r.a),Ömer(r.a),Osman(r.a) ,Ali(r.a) ve Ömer b.Abdülaziz(r.a) gibi nebevi çizginin güzide önderlerini örnek alacağına;Mervan,Yezid ve Sad b.Ebi’s Sarh gibi saltanatçı ve milliyetçi çizgiyi örnek alıyor.

Gelelim mezhep holiganlığının diğer tarafı olan İran’a…

İran Devlet Aklı; Brzezinski-Kissinger tarafından teorik çerçevesi çizilen “İslam’ın İslamla savaşı” tezine,Suudla birlikte, hizmet ediyor.Irak’ın,çağdaş Moğollar tarafından ikinci kez işgalinde,bir zalimden(Saddam) kurtulmak için,başka bir zalimle(ABD) işbirliği yaptı.Suriye’de ise,Irakta işbirliği yaptığı zalimin emellerine engel olma iddiasıyla,ikinci Dünya Savaşı’nda ülkesini işgal eden Rusya zalimiyle iş tuttu.Suud ve İran ,Suriyeli mustazafların direnişini lekelemek için ellerinden gelen her şeyi yaptılar ve yapmaya devam ediyorlar.

Sadece Suriye’de değil,Mısır’da da mustazafların direnişini kırmak için,Suud Devlet Aklı oldukça önemli bir rol oynadı.Mısır’ın müstekbirlerini finansal ve ideolojik olarak destekleyerek,küresel arenada meşruiyet kazanmalarını sağladı.Suud Devlet Aklı,petrolün sağladığı stratejik imkanları,zalimliğini kamufle edecek sadık müttefikler bulmak ve anarşizmle mezcettiği Neo-Vahhabiliği ihraç etmek için kullanıyor.İran ise Sünniliği, bu anarşist Neo-Vahhabilikle eş tutarak kendisini izole ediyor.

İran Devlet Aklı; ilim, hikmet,basiret,feraset ve iz’an numunesi Hz.Ali(r.a)’nin yoluna ihanet ediyor.

İran Devlet Aklı; iffet, vakar ve cesaret abidesi Fatıma(r.a)’nın aziz hatırasına ihanet ediyor.

İran Devlet Aklı; zamanın müstekbiri Yezid’in korkulu rüyası olan Hz.Hüseyin(r.a)’in şiarlarını ayaklar altına alıyor.Hz.Hüseyin’in en büyük mirası olan tevhit ve adalet mücadelesini,ulus-devlet çıkarları için istismar ediyor.

İran Devlet Aklı; müstekbir Yezid’in sarayını Ona dar eden Seyyide Zeyneb(r.a)’in mübarek hatırasına leke sürüyor. O Zeynep ki,Kerbela’nın en yakın tanığıdır…O Zeynep ki ,feryadı, hem zamanın tağutuna hem de sonraki tağutlara saraylarını dar etmiş.İran Devlet Aklı ,şimdi O pak Zeyneb’in türbesini koruyacağım diye,Suriye’de ki müstekbire destek oluyor.

İran Devlet Aklı; merhum Şeriati’nin de dikkat çektiği üzere “Safevi Şiiliğini” tahkim ediyor.Bu Şiilik Hz.Ali(r.a)’nin değil,Şah İsmail’in izinden gidiyor.Bu Şiilik "İran İslamını" tahkim etmek için kullanılıyor.Tıpkı Suud’un Arap İslamı’nda,Türkiye’nin Türk İslam’ında olduğu gibi…Ve ne hazindir ki Kum,Necef,Ezher,Zeytuniye ve İstanbul ulemasından bu inhirafı durdurmaya yönelik bir irade sadır olmuyor…

Rabbimizin ve tarihin şahitliği huzurunda,Yemen’deki acının ve gözyaşının müsebbibi olan ve duyulmasını engelleyen bu ahlaksız mezhep taassubundan beri olmak ve Yemen’in mustazaf halkına destek vermek,kendisini İslam’a nispet eden herkesin, ihmal edilemez, mükellefiyetidir diye düşünüyorum. Vesselam…

Kamil ERGENÇ


AddThis
 

Yorum ekle