blank

Üye Girişi

Site İçi Arama

Ziyaretçi İstatistikleri

mod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_counter
mod_vvisit_counterBugün758
mod_vvisit_counterDün570
mod_vvisit_counterBu hafta1328
mod_vvisit_counterBu ay17201
mod_vvisit_counterHepsi678653

Kimler Sitede

Şu anda 50 ziyaretçi çevrimiçi

Vahiyden Kültüre/Celaleddin VATANDAŞ

“ Sana vahyolunana uy ve Allah Hükmünü  verinceye kadar sabret. O,Hüküm verenlerin en hayırılısıdır.” (Yunus/109)

 

Yazar, bu esrinde vahiy mesajının, vahyi kültürüne dönüşmesini sebep- sonuç ilişkisi içinde, üç ana başlık altında ele almıştır. Oldukça akıcı ve içerikli bir eser olan kitap; okunması ve üzerinde düşünülmesi gereken bir eserdir.

 

ÇÖZÜMLÜ DÜNYA-AHİRET PROBLEMLERİ

Yazar, her insanın amaçlarının olduğundan ve bu amaçları gerçekleştirmek için her insanın neler yapılması gerektiğinden sık sık bahsettiğine değiniyor. Fakat amaç edindiğimiz şeylerin gerçekten doğru veya yeteri kadar kıymetli olduğundan nasıl emin olunabileceğini? Allahın müminlere emrettiği şeylerin arkasında hangi gerçek yattığını? Bu ve bunlara benzer soruları dilediğiniz kadar uzatılabileceğine değiniyor. Bu kitapta bu türden soruların her birine ayrı ayrı cevaplar bulmak yerine tüm soruların cevabını içinde barındıran en temel prensibi yakalamaya çalışacağını vurgulayarak kitabı okumaya davet ediyor.

 

CAN FEDA/Hz.FATIMA

Kitabın başlığına bakınca bir önyargı ile biyografi çalışması yani Hz. Fatıma’nın hayatından bahsedilip, araya da hikâyeler serpiştirilmiş kesitler sunulması gibi bir anlatım beklenirken daha ilk sayfalardan itibaren kitabın seyrinin bu şekilde olmayacağı anlaşılmaktadır

Yazar Ehl-i Beyt’i yazmanın kolay olmadığını vurgulamış ve Ehl-i Beyt’i  yazmanın kitabın satırlarında da belirtildiği gibi büyük bir aşk gerektirdiğini romanlaştırarak anlatmıştır.

 

Kur'an ve Hayat

''Kur'an'ı anlamayanlar onu muhatap almayanlardır.''

 

Yazar, hadi kavramını epistemolojik olarak inceleyerek kavramın zihinlere nakşedilmesine yardımcı oluyor.Hadi kavramını Arapların günlük hayatlarının bir parçası olan çölde yolculuk ile ilişkilendiriyor.Buradan hareketle Kuran’nın bütün bir hayat yolculuğu boyunca gerçek anlamda Hadi  olduğunu belirtiyor. Hidayet çeşitlerinden bahseden yazar, ilk Müslümanların yaşları ne olursa olsun fıtri hidayete kulak verdiklerinden bahsediyor.Hidayetin , zıddı olan dalaletle hatırlanması gerektiğini vurgulayan yazar, birinin olduğu yerde diğerinden söz edilemeyeceğine vurgu yapıyor.

 

RÜYA/Ümit AKTAŞ

Hakikatin yolunu ve yönünü şaşırdığı bir dehlizden sizi tutup çıkaran nedir?

 

Bu sorunun cevabı çokta kolay olmasa gerek veya verilebilecek ne kadar çok cevap var diye düşünmeli. Bizi bu meçhul gidişattan tutup alan bize yön veren gerçeklik nedir? Bizim hakikat avcılığımız mı yoksa sıradan olmayışımız mı? Belki de hiçbiri; toplumsal tesadüf yada hakiki manada bir tevafuk bizi gerçeğe, bir olana çeken. Her ne olursa olsun insanın (bizlerin) hakikat karşısında duruşu asıl olan gerçeklik. Buradan yola çıkarak hakikati arama ve bulmaya çalışma  olarak çıkıyor karşımıza kitap. 

 

ÇÖL/DENİZ-Hz.HATİCE

Çöl; dünyevi aşinalıkları toprak altına almış, görselliğe dünyanın aczini sunan bir karar mekânı. Hacer’den Hatice’ye uzanan uçsuz bucaksız duyguların dünya engeline takılmadan endişelerden arındığı mekân.

Deniz; kıyısında ürpertilerin başladığı, içinde ayetlerin göz alıcı renklerini barındıran z/enginlik. Yükseklere kafa tutmayan mütevazi içtenlik, yeryüzünün alçaklıklarına örtü bir gönül ırmağı.

 

Dine Karşı Din

Merhum şehit Ali Şeriati, bu küçük hacimli fakat içinde derin bir konuyu barındıran kitabında “Din” kavramının ne olduğu ve tarih boyunca hangi anlamları içerdiğini çok sarih bir şekilde anlatmaktadır. Sosyolog olan yazarımız bu bilgi birikimini de kullanarak tarih boyunca gerçek din olan İslam’ın karşısında bulunan cenahın da bir din algısının olduğunu ve buna bağlı olarak da çatışmanın din ile dinsizlik arasında değil hak din ile sapık din kavramlarının arasında olduğunu ifade etmektedir.

 

Tevhid

Kur’an insanın yaratılış gayesini Zariyat suresi 56 . ayette ibadet olarak tanımlar.Buradaki ibadetin aynı zamanda bir tarz-ı hayat olduğunun altını çizmek gerekiyor.Varlığını tamamı ile Allah’a teslim ederek şuurlu bir hayat yaşaması işlenir insandan. Bu amacın zaman zaman unutulmasından  kaynaklanan ferdi ve toplumsal çöküşlerin ortadan kaldırılması içinde peyderpey peygamberler gönderilmiştir. İstisnasız bütün peygamberler tevhid ilkesini önce kendi şahıslarında hayata geçirmiş ,ardından gönderildiği topluluğu inzar etme görevini icra etmiştir.